Co-Op Döneminde Stratejik Karar: Küçük Girişimler mi, Kurumsal Devler mi?
- Yigit Pala

- 8 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Gerçek Hayata "Hoş Geldin"
Hayatta bizi hiçbir şey, okuldan mezun olduğumuz o anda kendimizi içinde bulacağımız iş bulma kaosuna tam olarak hazırlamıyor. Düşünün; 4 sene boyunca derinlemesine bir eğitim almışsınız, teoriyi yutmuşsunuz ama pratiğin tadına hiç bakmamışsınız. Sosyal çevreniz kantindeki arkadaşlarınızdan ibaret, işi kağıt üstünde "profesör" seviyesinde biliyorsunuz ama o işin gerçekte nasıl "yapılacağını" bilmiyorsunuz.
Özellikle 22-23 yaşındaki genç bireylerin, korunaklı kampüs hayatından çıkıp bir ofis ortamına düşmeleri, soğuk suya atlamak gibi bir şok etkisi yaratıyor. İnsan ister istemez, "Keşke okuldayken belirli dönemleri okuduğum bölümle alakalı gerçek işlerde harcasaydım" diye hayıflanıyor. İşte tam bu noktada, Kanada'daki Co-Op programları devreye giriyor. Teoriyi pratiğe, kaosu kariyere dönüştürme şansı tam olarak burada başlıyor.
Bu yazımızda Co-Op döneminde öğrencilerin sıklıkla arada kaldığı tercihten bahsediyor olacağız, küçük işletmeler mi yoksa kurumsal şirketler mi?

Neden Küçük Şirketler?
Kişisel tecrübelerimden yola çıkarak dürüst bir cevap verecek olursam; mezuniyet sonrası veya Co-Op sürecinde küçük bir şirkette çalışmanın, kariyerimin en büyük hızlandırıcısı olduğunu söyleyebilirim.
Evet, ilk bakışta korkutucu olabilir. Küçük şirketlerde veya startuplarda iş yükü bazen daha yoğundur ve "bu benim iş tanımımda yok" deme lüksünüz pek yoktur; yapılması gereken her şey, bir anda sizin sorumluluğunuz olabilir. Ancak günün sonunda o işi siz yaptığınız için, gerçek hayattaki karşılığını ve sonucunu bizzat siz görürsünüz.
Küçük şirketlerde öğrenme eğrisi çok diktir:
Hızlı Karar Alma Mekanizması: Karar verme süreçleri genellikle 1 veya 2 kişiye bağlıdır. Kurumsal hiyerarşide bir e-posta onayı için günlerce beklemek yerine, fikrinizi sabah sunup öğleden sonra hayata geçirebilirsiniz. Bu çeviklik, hem şirkete hem de size inanılmaz bir zaman kazandırır.
Deneme-Yanılma Özgürlüğü: Merak ettiğiniz veya denemek istediğiniz yeni yöntemler konusunda küçük şirketler çok daha atiktir.
Bütünsel Bakış: Bir departmanın sadece küçük bir dişlisi olmak yerine, makinenin tamamının nasıl çalıştığını görürsünüz. Kişisel araştırmanın ve öğrendiğini hemen uygulayabilmenin gücünü en net burada hissedersiniz.

Büyük Şirketlerin Cazibesi
Peki, büyük ve kurumsal şirketler tamamen zaman kaybı mı? Elbette hayır. Eğer küçük şirketler bir "Komando Eğitimi" ise, büyük şirketler de "Diplomasi Okulu" gibidir.
Büyük bir firmada Co-Op yapmanın getirdiği farklı avantajlar vardır:
CV Üzerindeki Marka Değeri: Tanınmış bir logoyu özgeçmişinize eklemek, gelecekteki iş başvurularında kapıların daha kolay açılmasını sağlayabilir.
Kurumsal Kültür ve Süreçler: İşlerin belirli bir standartta, belirli yazılımlarla ve profesyonel süreçlerle nasıl yönetildiğini öğrenirsiniz. "Kurumsallık" denen o düzenli yapıyı tanımak, ileride kendi işinizi kurarken size vizyon katar.
Networking (Ağ Kurma): Yüzlerce çalışanın olduğu bir ortamda, gelecekteki mentörlerinizle veya iş ortaklarınızla tanışma olasılığınız daha yüksektir.
Senin Karakterin Hangisine Uygun?
Kanada'da bir Co-Op programına başlarken kendinize sormanız gereken asıl soru şudur: "Ben bir çarkın en iyi işleyen dişlisi mi olmak istiyorum, yoksa o çarkı döndüren motoru mu inşa etmek istiyorum?"
Eğer elinizi kirletmekten korkmuyor, kaostan besleniyor ve "bu işi ben başardım" tatminini arıyorsanız, küçük şirketler sizin için en iyi okuldur. Ancak daha yapılandırılmış, riskin daha az olduğu ve marka gücünün ön planda olduğu bir yolculuk istiyorsanız, kurumsal firmalar doğru adres olabilir.
Unutmayın, en iyi şirket "büyük" veya "küçük" olan değil; size "en büyüğü" olmayı öğreten şirkettir.






Yorumlar